1960 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Selma Gürbüz, sanat yolculuğuna 1978 yılında İngiltere’deki Exeter College of Art Design’da resim, fotoğraf ve tiyatro dallarında eğitim alarak başladı. Batı sanatının teknik ve kavramsal yaklaşımlarıyla burada tanışan sanatçı, 1980-1982 yılları arasındaki eğitim sürecinin ardından Türkiye’ye dönerek akademik gelişimini Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde sürdürdü. 1984 yılında mezun olan Gürbüz, kariyerinin ilk yıllarından itibaren yerel değerler ile evrensel ifade biçimlerini sentezleyen, Türk çağdaş sanatında eşine az rastlanan özgün bir görsel dil inşa etmeye başladı.
Sanatçının üretim pratiği, Doğu ve Batı kültürlerinin mistik, mitolojik ve masalsı unsurlarını bir araya getiren derin bir katmanlılığa sahiptir. Özellikle el yapımı kağıtlar üzerine mürekkep kullanarak gerçekleştirdiği çalışmalarında, gölge oyunları, geleneksel minyatür sanatı ve Uzak Doğu kaligrafisinden süzülen yalın ama bir o kadar da etkileyici bir form dili gözlemlenir. Selma Gürbüz; insanı, doğayı, hayvanları ve gerçeküstü varlıkları aynı düzlemde kurgularken, izleyiciyi rüyaların ve bilinçaltının zamansız koridorlarında bir yolculuğa çıkarır. Eserlerindeki her bir karga, yılan, saç veya ağaç figürü, sadece görsel bir öge olmanın ötesinde sembolik bir anlatımın parçası olarak karşımıza çıkar.
Kariyeri boyunca Paris’ten Roma’ya, Londra’dan Barselona’ya kadar dünyanın pek çok sanat merkezinde kişisel sergiler açan sanatçı, 2011 yılında 54. Venedik Bienali’nde sergilenen çalışmalarıyla uluslararası sanat kamuoyunun dikkatini bir kez daha üzerine çekti. Gürbüz’ün sanat yaşamı, doğa ile insan arasındaki ilişkinin hem şefkatli hem de karanlık yönlerini cesurca sorgulayan bir arayışla şekillenmiştir. Yarattığı kompozisyonlarda boşluk ve doluluk dengesini ustalıkla kullanan sanatçı, figürlerini çoğu zaman belirli bir mekanın içine hapsetmek yerine, onları sonsuz bir atmosferin içinde özgür bırakmayı tercih etmiştir.
2021 yılında aramızdan ayrılan Selma Gürbüz’ün sanat serüveni, vefatından kısa bir süre önce İstanbul Modern’de açılan "Dünya Diye Bir Yer" adlı retrospektif sergisiyle en kapsamlı dökümüne ulaşmıştır. Bu sergi, sanatçının otuz yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı temaların ve farklı tekniklerin evrimini bir bütün olarak ortaya koymuştur. Bugün eserleri British Museum, Fondation Maeght ve Ankara Resim ve Heykel Müzesi gibi saygın kurumların kalıcı koleksiyonlarında yer alan Selma Gürbüz, yarattığı büyüleyici dünya ve sanatsal mirasıyla çağdaş sanatın en ilham verici figürlerinden biri olmaya devam etmektedir.
Yükleniyor...