
Çınar, 2026
Dairesel bir yüzeyin sınırları içinde beliren bu iki portre, izleyiciye tek bir kimliğin ötesine geçme çağrısı yapıyor. 120 cm çapındaki çalışma, merkezdeki figürlerin yüz hatlarını soğuk maviler ve canlı pembelerin keskin geçişleriyle birleştiriyor. Bakışlar, tuvalin dairesel formuna uygun bir odakla doğrudan karşıya sabitlenirken, cildin üzerinde beliren yaprak desenleri bir süsleme değil, adeta bedenin dokusuyla bütünleşmiş birer katman olarak öne çıkıyor. İki figür arasında konumlanan geyik silüeti ise bu iki bedeni birleştiren sessiz bir aracı rolü üstleniyor. Yüzeydeki akrilik boya kullanımı, figürlerin gerçekçi detaylarını düz renk alanlarıyla dengeleyen grafik bir dil yaratıyor. Boya tabakası, figürlerin teni ile çevreleyen yapraklar arasındaki mesafeyi silerek izleyiciyi birbiri içine akan formları takip etmeye yönlendiriyor. Eserin karşısında durduğunuzda, yüzeydeki boya izlerinin derinliği göz renklerinde ve geyiğin duruşunda somutlaşıyor. Bu dairesel kurgu, benliğin sınırlarını korumak yerine onu doğayla ve diğer varlıklarla sürekli bir değişim haline sokuyor. İzleyici olarak bu döngüsel düzleme yaklaştığınızda, iki ayrı çehrenin aslında aynı hikâyenin farklı yansımaları olduğunu fark ediyorsunuz. Bakışın yönü ve yaprakların dağılımı, kompozisyonun içindeki hareketliliği destekleyerek durgun bir portre algısını kırıyor ve izleyiciyi figürlerle beraber zamanın içinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Çınar
Dairesel bir yüzeyin sınırları içinde beliren bu iki portre, izleyiciye tek bir kimliğin ötesine geçme çağrısı yapıyor. 120 cm çapındaki çalışma, merkezdeki figürlerin yüz hatlarını soğuk maviler ve canlı pembelerin keskin geçişleriyle birleştiriyor. Bakışlar, tuvalin dairesel formuna uygun bir odakla doğrudan karşıya sabitlenirken, cildin üzerinde beliren yaprak desenleri bir süsleme değil, adeta bedenin dokusuyla bütünleşmiş birer katman olarak öne çıkıyor. İki figür arasında konumlanan geyik silüeti ise bu iki bedeni birleştiren sessiz bir aracı rolü üstleniyor. Yüzeydeki akrilik boya kullanımı, figürlerin gerçekçi detaylarını düz renk alanlarıyla dengeleyen grafik bir dil yaratıyor. Boya tabakası, figürlerin teni ile çevreleyen yapraklar arasındaki mesafeyi silerek izleyiciyi birbiri içine akan formları takip etmeye yönlendiriyor. Eserin karşısında durduğunuzda, yüzeydeki boya izlerinin derinliği göz renklerinde ve geyiğin duruşunda somutlaşıyor. Bu dairesel kurgu, benliğin sınırlarını korumak yerine onu doğayla ve diğer varlıklarla sürekli bir değişim haline sokuyor. İzleyici olarak bu döngüsel düzleme yaklaştığınızda, iki ayrı çehrenin aslında aynı hikâyenin farklı yansımaları olduğunu fark ediyorsunuz. Bakışın yönü ve yaprakların dağılımı, kompozisyonun içindeki hareketliliği destekleyerek durgun bir portre algısını kırıyor ve izleyiciyi figürlerle beraber zamanın içinde bir yolculuğa çıkarıyor.
SEMA ÖCAL — Diğer Eserler
















Giriş yaparsanız danışmanınızla doğrudan yazışırsınız — eser otomatik iletilir, konuşmanız VIP uygulamasıyla eşlenir ve cevabı nerede olursanız olun görürsünüz.
WhatsApp ile Devam EtÜye olmadan, WhatsApp üzerinden sorunBu sayfada, hemen
Yalnızca uygulamada · ücretsiz
Uygulama yüklüyse bu eser doğrudan uygulamada açılır — tekrar aramanız gerekmez. Yüklü değilse:
App Store'dan İndirGoogle Play'den İndirBu özelliği yalnızca Galeri Soyut VIP uygulamasında kullanabilirsiniz — web tarayıcısı gerçek ölçekli duvar ve kamera görünümünü veremiyor. Uygulama ücretsizdir; reklam, abonelik ya da gizli ücret yoktur.
⤓Ücretsiz İndirmek İçin TıklayınApp Store · Google Play — 1 dakikada kurulurBu eserle ilgileniyorsanız bilgilerinizi bırakın — danışmanımız ayrıntıları paylaşmak için en geç 24 saat içinde dönsün.
En geç 24 saat içinde size dönüş yapılacak.
SEMA ÖCAL’ın diğer eserleri →