GALERİ SOYUT

İbrahim Çallı kimdir? Bir kuşağa adını veren usta

· 2 dk okuma
Çallı Kuşağı, Şişli Atölyesi ve Türk resmine gelen izlenimci ışık
İbrahim Çallı kimdir? Bir kuşağa adını veren usta

Türk resminde bir kuşağın adı bir ressamdan gelir: Çallı Kuşağı. 1914 Kuşağı olarak da bilinen bu topluluk, izlenimci duyarlılığı Türkiye’ye taşıdı — ve başını İbrahim Çallı çekti.

İbrahim Çallı kimdir?

13 Temmuz 1882’de Denizli’nin Çal ilçesinde doğdu. Rüştiyeyi Çal’da, idadiyi İzmir’de bitirdikten sonra ailesi tarafından askerlik eğitimi için İstanbul’a gönderildi; ama resme yöneldi. İlk yıllarında parasını çaldırıp zor günler geçirdi, arzuhâlcilik ve adliye kâtipliği yaptı, Ressam Roben Efendi’den dersler aldı.

Şeker Ahmet Paşa’nın oğlu İzzet Bey ile tanışması dönüm noktası oldu: Paşa’nın tavsiyesiyle 1906’da Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi ve altı yıllık okulu üç yılda dereceyle bitirdi. 1910’da Maarif Vekâleti’nin burs sınavını birincilikle kazanarak Paris’e gitti; 1910–1914 arasında Fernand Cormon’un atölyesinde çalıştı. 22 Mayıs 1960’ta İstanbul’da hayatını kaybetti.

Şişli Atölyesi ve 1914 Kuşağı

I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle yurda dönen Çallı, Sanayi-i Nefise Mektebi’ne öğretim üyesi olarak atandı. Savaş yıllarında Türk toplumunun değişen yüzünü müttefik ülkelere aktarmak için kurulan Şişli Atölyesi’nin en aktif isimlerinden biri oldu. İkinci Meşrutiyet’in özgürlük ortamında, Türk ressamlarının ilk örgütlenmesi olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’ne katılmıştı.

Hoca Çallı

Akademideki görevi boyunca Türk resminin dev isimlerini yetiştirdi: Bedri Rahmi Eyüboğlu, Şeref Akdik, Zeki Faik İzer, Turgut Zaim, Refik Epikman, Elif Naci, Mahmut Cûda, Ali Avni Çelebi, Zeki Kocamemi.

Renk konusunda tavizsizdi. Akademinin resim bölümü başkanı Fransız Léopold Lévy ile tartışmalarında, Türkiye’nin bir güneş ve renk ülkesi olduğunu savunarak Batı’nın kasvetli tonları yerine memleketin kendi ışığını tuvale taşıdı. 1947’de 65 yaşındayken emekli edilmesini derin bir üzüntüyle karşıladı.

Eserleri ve bir Atatürk anısı

Manzara, natürmort, nü ve portrede çok sayıda eser verdi; Fransız izlenimciliğini kopyalamak yerine serbest ve coşkulu kendi fırça dilini geliştirdi. Ay Çiçekleri’nde Van Gogh’un karamsarlığının tersine yaşama sevincini betimledi; Balıkçılar ve Bursa Türbeleri gibi işlerinde belgesel bir dinamizm yakaladı. Portrelerinde kişiye göre ritim değiştirdi: Celal Bayar portresinde devlet adamı ciddiyeti, Neyzen Tevfik portresinde çok daha serbest fırça.

Zeybekler tablosunu Atatürk’e gösterdiğinde aldığı «Biz Kurtuluş Savaşı’nda yemeye ekmek bulamıyorduk, senin resmindeki atlar nasıl semirmiş böyle?» eleştirisi üzerine atı yeniden çalışacak kadar alçakgönüllü ve esprili bir kişiliği vardı.

Galeri Soyut ve İbrahim Çallı

İbrahim Çallı, Galeri Soyut’un sanatçı arşivinde yer alan isimlerden biri. Sanatçının sitede yayımlanmış güncel bir eseri bulunmuyor; bu dönemin işleri dönemsel olarak gelir ve çoğunlukla doğrudan koleksiyonculara sunulur. İbrahim Çallı sayfasından takip edebilir, bir Çallı arıyorsanız galeriye yazabilirsiniz.

Bu dönemin işlerinde proveniyans ve belge belirleyicidir; değeri belirleyen ölçütler ve müzayede nasıl çalışır yazılarımıza bakın.