MELTEM TEKİN
20 Eylül – 8 Ekim 2025 · C SALONU · GALERİ SOYUT / ÇANKAYA
Galeri Soyut / Çankaya, 20 Eylül – 8 Ekim 2025 tarihleri arasında Meltem Tekin’in “Zamanın Durağında Yalnızlık” başlıklı kişisel sergisine C Salonunda ev sahipliği yapıyor.
Sergi metninin tamamı ↓















Galeri Soyut / Çankaya, 20 Eylül – 8 Ekim 2025 tarihleri arasında Meltem Tekin’in “Zamanın Durağında Yalnızlık” başlıklı kişisel sergisine C Salonunda ev sahipliği yapıyor.
1977’de İskenderun’da doğan Meltem Tekin, farklı disiplinlerdeki deneyimlerinin ardından kendini bütünüyle resim sanatına adadı. İlköğretim, lise ve üniversite eğitimini doğduğu şehirde tamamladı. Mustafa Kemal Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden ayrıldıktan sonra bir süre inşaat ve danışmanlık sektöründe yöneticilik yaptı. Ancak resim, onun için kaçınılmaz bir yönelim haline gelerek 2015 yılından itibaren aldığı sanat eğitimiyle profesyonel bir boyut kazandı. Tekin’in eserleri bugün BAE, Avusturya ve ABD’de özel koleksiyonlarda yer almakta; sanatçı çeşitli fuarlara ve karma sergilere katılmaktadır.
Sanat anlayışında yalnızlık, yabancılaşma ve varoluşsal sorgulamalar merkezî bir yere sahiptir. Figürleri, kalabalıktan koparak izleyiciyi ruhsal ve şiirsel bir derinliğe davet eder. Ona göre sanat, görüneni değil, görünmeyeni resmetmeli; her fırça darbesi geçmişin gölgelerinden, rüyanın yankısından ve zamansız bir boyuttan beslenmelidir.
Sanatçı, bu sergisinde şehirlerin hafıza mekânı olarak taşıdığı psişik katmanları, bireyin içsel yalnızlığıyla buluşturuyor. Londra’nın sisinde, İstanbul’un mimarisinde, Paris’in gölgeleri arasında; zaman, mekân ve benlik kavramlarını aşan bir yolculuğa davet ediyor.
Seçilmiş Karma Sergiler
-
2025, Londra Espacio Gallery Karma Sergi
-
2024–2025, Art Ankara Sanat Fuarı, Galeri Soyut
-
2024–2025, Art Contact İstanbul Sanat Fuarı, Galeri Soyut
-
2024, Art Nouva Sanat Fuarı, Galeri Soyut
-
2023–2024, Galeri Soyut, Yeni Aralık Sergisi
Yalnızlık, insanın kendisiyle arasındaki mesafenin sessizce ortadan kalktığı yerdir.”Kafka..
Resimlerimde yalnızlığı, bir eksiklik ya da kaçış biçimi olarak değil, bireyin kendi varoluşuna yönelme tercihi olarak ele alıyorum. Seçilmiş Yalnızlık kavramı, insanın dış dünyanın gürültüsünden uzaklaşarak kendi içsel gerçekliğiyle karşılaşma arzusunu ifade ediyor. Ay ışığı, su ve uzak kent siluetleri aracılığıyla zaman, bellek ve bilinçdışı arasında bir ilişki kuruyorum. Figürlerimi mekânın içinde, ancak kendi iç dünyalarına dönük bir sessizlikte konumlandırıyorum.
Benim için yalnızlık, dünyadan kopmak değil; insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi yeniden keşfetmesidir. Resimlerimde görünür olan ile gizli kalan, gerçeklik ile düş arasında kurulan bu eşik, izleyiciyi kendi içsel yolculuğuna davet ediyor. Çünkü bazen insan, başkalarından uzaklaşarak değil, kendisine yaklaşarak var olur.







