
Biyografi
HAMDİ ESER (1970), eserleri Galeri Soyut’ta bulunan sanatçılardandır. Galeri Soyut sitesinde sanatçının 50 eseri ve 4 sergisi kayıtlı (eserlerin tarih aralığı 2019–2026). Sitedeki eserlerinde en çok görülen teknikler: Tuval üzeri yağlı boya. Eserleri hakkında bilgi ve fiyat için galeriye danışabilirsiniz.
Hamdi Eser 1970 yılında Yozgat AkdağmadeniNde doğudu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. 1991-1994 Ankara, Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Resim-İş Eğitimi Bölümü Resim Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldu. 1995-1998 Şanlıurfa- Suruç, Sabancı Kız Meslek Lisesi’nde resim öğretmenliği yaptı. 1998-2009 Ankara, Bala İlçesinde, Tınaztepe İlköğretim Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. 2010 Çankaya Başkent Halk Eğitimi Merkezi’nde resim öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Kişisel Sergiler: 2026 - Galeri Soyut / B Salonu, Ankara. 2025 - Doku Sanat Galerisi, İstanbul. 2024 - Galeri Kambur İstanbul. 2024 - Artsan Sanat Galerisi Ankara. 2013 - Ziraat Bankası, Kuğulu Sanat Galerisi. 2012 - Altındağ Belediyesi, Sergi Salonu. 1997 – Kütüphane Sergi Salonu, Şanlıurfa, Suruç. 1996 - Mersin Devlet Güzel Sanatlar Galerisi. 1994 - Ankara Sosyal Sigortalar Kurumu, Sergi Salonu.Sanat Anlayışı
Benim için gecekondu, yalnızca bir barınma biçimi ya da kentin kıyısında kalmış bir yapı değildir. O, insanın kendine bir yer açma çabasının, hayata tutunma iradesinin ve bütün eksikliklere rağmen bir yaşam kurma arzusunun somutlaşmış hâlidir. Gecekonduya baktığımda yalnızca duvarları, çatıları, dar sokakları ve birbirine yaslanmış evleri görmüyorum; orada biriktirilmiş hayatları, yarım kalmış hikâyeleri, sessizce taşınan yoksunlukları ve insanın vazgeçmeyen yanını görüyorum. “Gecekonduda Kış”, benim için öncelikle bir mevsimin değil, bir yaşama hâlinin resmidir. Kış, gecekondunun çıplak gerçeğini daha görünür kılar. Soğuk, duvarların arasından sızar; kar, çatılara ve dar sokaklara düşerken hayatın bütün kırılganlığını ortaya çıkarır. Isınmak, barınmak, günü tamamlamak gibi sıradan görünen ihtiyaçlar, kışın ortasında varoluşsal bir meseleye dönüşür. Ancak ben bu manzarayı yalnızca yoksulluğun ya da çaresizliğin görüntüsü olarak ele almıyorum. Beni ilgilendiren, bütün bu koşulların içinde yaşamın nasıl sürdüğü, insanın nasıl direndiği ve en sert mevsimde bile hayatın nasıl kendi yolunu bulduğudur. Resimlerimde gecekonduyu romantikleştirmek ya da onu uzaktan seyredilen nostaljik bir manzaraya dönüştürmek istemiyorum. Çünkü orada yalnızca geçmişe ait bir dünya yok; kentleşmenin, göçün, sınıfsal ayrımların ve toplumsal hafızanın izleri de var. Bir evin eğri çatısı, bir duvarın yıpranmış yüzeyi, kar altında sessizleşen bir sokak; benim için yalnızca biçimsel unsurlar değil, yaşanmışlığın taşıyıcılarıdır. Her yüzeyde zamanın, her boşlukta yokluğun, her ışık kırıntısında ise yaşamın devam etme arzusunun izini arıyorum. Kışın renkleri ve sessizliği, bu dünyayı daha derinden hissetmemi sağlıyor. Soğuk tonların içinde saklanan sıcaklık, karanlığın içinden beliren bir ışık, birbirine yakın duran evlerin yarattığı sıkışmışlık kadar dayanışmayı da düşündürüyor. Çünkü gecekondu, bütün zorluklarına rağmen, insanın yalnızca kendi başına ayakta kalmadığı; komşuluğun, paylaşmanın ve ortak kader duygusunun da hayat bulduğu bir yerdir. Dışarıdan bakıldığında yoksunluk gibi görünen şeyin içinde, içeriden yaşandığında güçlü bir aidiyet duygusu bulunabilir. Bu sergide izleyicinin yalnızca gördüğü manzaraya bakmasını değil, o manzaranın içinde durmasını istiyorum. Soğuğu hissetmesini, sessizliği dinlemesini, bir pencerenin ardındaki hayatı düşünmesini… Kendine şu soruyu sormasını arzuluyorum: Bir kenti gerçekten ne oluşturur? Yükselen binalar mı, geniş caddeler mi, yoksa bütün görünmezliklerine rağmen o kentte yaşamaya devam eden insanlar mı? Galeri Soyut’ta bir araya gelen bu resimlerle, çoğu zaman kentin dışına itilen bir yaşamı sanatın merkezine taşıyorum. Bunu bir acı gösterisine dönüştürmeden, insanın onurunu ve hayatın karmaşıklığını göz ardı etmeden yapmaya çalışıyorum. Çünkü benim için resim, yalnızca görüneni kaydetmek değil; görünmeyeni hissettirmek, alışılmış bakışın dışına çıkmak ve izleyiciyi kendi tanıklığıyla baş başa bırakmaktır. Gecekonduda kış, soğuğun hüküm sürdüğü bir mevsim olduğu kadar, insanın sıcaklığı nerede aradığını da anlatır. Ben bu resimlerle, soğuğun içindeki hayatı, yoksunluğun içindeki direnci ve sessizliğin içindeki insan sesini görünür kılmak istiyorum. Çünkü en sert kışta bile hayat sürer; bazen bir pencereden sızan ışıkta, bazen karın altında ayakta kalan bir çatıda, bazen de bütün zorluklara rağmen tüten bir bacada… Ve belki de bütün mesele, o ışığı görebilmektir.

















































HAMDİ ESER imzalı eserler için bize yazın — sizin için araştıralım.
Bu sanatçıdan eser arıyorsanız bilgilerinizi bırakın — danışmanımız elimizdekileri ve yeni gelenleri en geç 24 saat içinde size iletsin.
En geç 24 saat içinde size dönüş yapılacak.
Sergi Tarihçesi
4 sergiHAMDİ ESER hakkında sık sorulanlar
HAMDİ ESER kimdir?
Hamdi Eser 1970 yılında Yozgat AkdağmadeniNde doğudu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. 1991-1994 Ankara, Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Resim-İş Eğitimi Bölümü Resim Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldu. 1995-1998 Şanlıurfa- Suruç, Sabancı Kız Meslek Lisesi’nde resim öğretmenliği yaptı. 1998-2009 Ankara, Bala İlçesinde, Tınaztepe İlköğretim Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı.
HAMDİ ESER eserleri nereden satın alınır?
HAMDİ ESER eserleri Galeri Soyut üzerinden satın alınabilir. Bu sayfadaki eser ızgarasından bir eseri açıp “Danışmana Sor” ile galeriye yazabilir, dilerseniz teklif verebilirsiniz. Fiyatı yayımlanmayan eserlerde fiyat bilgisi galeriden alınır; satılan eserler sertifikasıyla teslim edilir.
HAMDİ ESER hangi tekniklerle çalışıyor?
Galeri Soyut’taki eserlerine göre en çok kullandığı teknikler: Tuval üzeri yağlı boya. Sitedeki eserleri 2019–2026 yılları arasına tarihleniyor.
HAMDİ ESER hangi sergilerde yer aldı?
Galeri Soyut’ta 4 sergide yer aldı. En son: “Gecekonduda Kış” (30 Ekim – 11 Kasım 2026). Sergilerin tamamı bu sayfadaki “Sergi Tarihçesi” bölümünde listelidir.
İsimsiz
İsimsiz
İsimsiz
İsimsiz
İsimsiz
İsimsiz
İsimsiz
İsimsiz



