
Cihangir, 2024
Kentin yoğun dokusunu tuvalin merkezine taşıyan bu çalışma, 150x120 cm boyutlarıyla izleyicinin görüş alanını tamamen kuşatıyor. İlk bakışta dikkati çeken unsur, binaların cephelerinden aşağıya doğru hızla akan dikey çizgilerin yarattığı ritmik akış oluyor. Bu çizgiler, mimari yapıların ağırlığını hafifleterek izleyiciyi tablonun derinliklerine, yani kalabalığın yoğunlaştığı sokağın merkezine doğru çekiyor. Siyah ve altın sarısı tonlarının, beyaz zemin üzerindeki yerleşimi, ışık ve gölge oyunlarını belirginleştirerek mekâna bir hareketlilik kazandırıyor. Binaların geometrik hatları ile insan figürlerinin bulanık, belirsiz formları arasındaki zıtlık, kentin kaotik yapısını yansıtıyor. Fırça izlerinin yer yer boyanın akışıyla birleştiği yüzeyde, malzeme kendi hikâyesini anlatıyor. 150x120 cm ölçüsündeki tuvalin sunduğu bu perspektif, bir sokak arasında duruyormuşsunuz hissini tetiklerken, binaların üzerine düşen altın rengi vurgular, günün belli bir vaktindeki sönük bir ışığı anımsatıyor. Çizgilerin kesiştiği noktalarda ortaya çıkan karmaşa, aslında bir düzen arayışını temsil ediyor. İzleyici, tuvalin karşısında durduğunda, figürlerin oluşturduğu kütlenin giderek nasıl dağıldığını ve mimariyle nasıl iç içe geçtiğini fark edebilir.

Cihangir
Kentin yoğun dokusunu tuvalin merkezine taşıyan bu çalışma, 150x120 cm boyutlarıyla izleyicinin görüş alanını tamamen kuşatıyor. İlk bakışta dikkati çeken unsur, binaların cephelerinden aşağıya doğru hızla akan dikey çizgilerin yarattığı ritmik akış oluyor. Bu çizgiler, mimari yapıların ağırlığını hafifleterek izleyiciyi tablonun derinliklerine, yani kalabalığın yoğunlaştığı sokağın merkezine doğru çekiyor. Siyah ve altın sarısı tonlarının, beyaz zemin üzerindeki yerleşimi, ışık ve gölge oyunlarını belirginleştirerek mekâna bir hareketlilik kazandırıyor. Binaların geometrik hatları ile insan figürlerinin bulanık, belirsiz formları arasındaki zıtlık, kentin kaotik yapısını yansıtıyor. Fırça izlerinin yer yer boyanın akışıyla birleştiği yüzeyde, malzeme kendi hikâyesini anlatıyor. 150x120 cm ölçüsündeki tuvalin sunduğu bu perspektif, bir sokak arasında duruyormuşsunuz hissini tetiklerken, binaların üzerine düşen altın rengi vurgular, günün belli bir vaktindeki sönük bir ışığı anımsatıyor. Çizgilerin kesiştiği noktalarda ortaya çıkan karmaşa, aslında bir düzen arayışını temsil ediyor. İzleyici, tuvalin karşısında durduğunda, figürlerin oluşturduğu kütlenin giderek nasıl dağıldığını ve mimariyle nasıl iç içe geçtiğini fark edebilir.
AYHAN ÇETİN — Diğer Eserler
















Benzer Eserler












Giriş yaparsanız danışmanınızla doğrudan yazışırsınız — eser otomatik iletilir, konuşmanız VIP uygulamasıyla eşlenir ve cevabı nerede olursanız olun görürsünüz.
WhatsApp ile Devam EtÜye olmadan, WhatsApp üzerinden sorunBu sayfada, hemen
Yalnızca uygulamada · ücretsiz
Uygulama yüklüyse bu eser doğrudan uygulamada açılır — tekrar aramanız gerekmez. Yüklü değilse:
App Store'dan İndirGoogle Play'den İndirBu özelliği yalnızca Galeri Soyut VIP uygulamasında kullanabilirsiniz — web tarayıcısı gerçek ölçekli duvar ve kamera görünümünü veremiyor. Uygulama ücretsizdir; reklam, abonelik ya da gizli ücret yoktur.
⤓Ücretsiz İndirmek İçin TıklayınApp Store · Google Play — 1 dakikada kurulurBu eserle ilgileniyorsanız bilgilerinizi bırakın — danışmanımız ayrıntıları paylaşmak için en geç 24 saat içinde dönsün.
En geç 24 saat içinde size dönüş yapılacak.
AYHAN ÇETİN’ın diğer eserleri →