Bengisu Suğür

« İçimizdeki Bahçeler - Gardens Within Us All »

Resim Sergisi - Painting Exhibition

 8 – 27 Mart 2019      C Salonu

Galeri Soyut, 8 – 27 Mart 2019 tarihleri arasında Bengisu Suğür’ün “İçimizdeki Bahçeler” isimli kişisel resim sergisine ev sahipliği yapıyor.
Gallery Soyut hosts Bengisu Suğür’s personal painting exhibition titled “Gardens Within Us All” between 8th – 27th March 2019.

KISAYOLLAR:

Sergideki eserleri görüntülemek için tıklayınız.

Sergiyi 3 boyutlu gezmek için tıklayınız.

Bengisu Suğür 1993 yılında Ankara’da doğdu. Çok küçük yaşlardan itibaren resme hep ilgisi vardı ve bu konuda kendisini geliştirdi, profesyonel olarak sanat hayatında 2011 senesinde Hacettepe Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü kazanarak başladı. Burada Prof. Necla Rüzgar Kayıran, Doç. Nil Köken gibi sanatçılarla eğitimine devam etti ve 2016 senesinde “onur öğrencisi” olarak mezun oldu. Lisans eğitimi boyunca içerisine dahil olduğu bir kolektif bir grup ile birden çok karma sergiye katıldı. Mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Pedogojik Formasyon Eğitimi’ni tamamladıktan sonra 2017 senesinde tekrar Hacettepe Üniversitesi’ne dönerek burada Resim Bölümü Yüksek Lisans Eğitimi’ne başladı. Atölye çalışmalarına Prof. Necla Rüzgar Kayıran ile devam ettikten sonra şu an Doç. Ayşe Bilir ile tez çalışmalarına devam etmektedir.

Bengisu Suğür was born in Ankara in 1993. She has always had an interest in painting ever since her early childhood, and she developed herself professionally in that regard, when she earned herself a place at Hacettepe University, Fine Arts Faculty, in the Department of Painting. She continued her education there with artists like Prof. Necla Rüzgar Kayıran and Assoc. Prof. Nil Köken, and graduated as an Honor Student in 2016. She joined miscellaneous Group Exhibitions together with a collective group she was a part of as an undergraduate student. After graduation, she completed her Pedagogical Formation at Gazi University, Faculty of Education, and then went back to Hacettepe University; this time to start her MA in the Department of Painting. In addition to her ongoing workshops with Necla Rüzgar Kayıran, Suğür still continues her MA studies with Assoc. Ayşe Bilir.

Katıldığı Sergiler, Etkinlikler
15.01.2014 – 25.01.2014 Uyumluluk Modu Sanat Kolektifi, ”mod2: Bu Bir Hitap Biçimi Değildir”, Ahmet Taner Kışlalı Sanatevi / Ankara
15.06.2015 UyumlulukModu Sanat Kolektifi, “mod 2½ : “two legs bad four legs good” “, Kuğulu Park / Ankara
14.12.2013 UyumlulukModu Sanat Kolektifi,”UyumlulukModu: mod1”, Aylak Madam / Ankara
06.04.2015 – 08.04.2015 Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, “Sanatın Değişkenleri Bağlamında Kentsel Adalet”, Ulusal Sanat Sempozyumu, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü / Ankara
13.01.2015 “yığıntı”, Karma Sergi, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü / Ankara
26.05.2017-08.06.2017 “Görsel Notlar” Karma Sergi, Tosca Art&Design / Ankara
08.06.2017-18.06.2017 “DURUM-II” Serigrafi Baskı Karma Sergi, Tosca Art&Design / Ankara
14.12.2018 – 31.12.2018 “Yeni Aralık / New Space” Karma Sergi, Galeri Soyut / ANKARA
06.02.2019 – 15.02.2019 “This is Us” Karma Sergi, Nişart Galeri / İSTANBUL

Çağımızda bireyleri, özellikle sosyal medya gibi kesintisiz bir veri ve görsel akışın hâkimiyetine kendilerini teslim etmiş bir hâlde bulmamız mümkündür. Kişi, -kendi istemese bile, farkında olmadan- toplumun ve çevrenin de dâhil olduğu bu kaos ortamına çekilerek, özellikle psikolojik açıdan kendi yeni gerçekliğini oluşturma ve bu gerçekliğe uyum sağlama sürecine girer. Yapaylaşan ve yapaylaşmayı destekleyen bu çağda birey, özellikle de fiziksel estetik olgusu ile kendini dâhil olduğu çevreye kabul ettirme savaşına girişir.
Kişi bir yandan popüler kültürün yapay evrenine uyum sağlamaya çalışırken bir yandan da toplumsal cinsiyet dâhilinde kendi cinsiyetinden beklenen tutumları sergileme ikileminde kalır. Fakat görürüz ki bu yaşanılan ve yansıtılan evrende en çok yapaylaşan ve baskın bir şekilde şekillendirilen bireyler kadınlardır. Çünkü toplum dediğimiz bu politik ve sosyal alanlarda yapılması gereken şeyler ataerkil bir toplumsal cinsiyet algısı içerisinde seyrini sürdürmektedir. Tam da bu esnada çevresel sorunların da tehlike eşiğine gelmesi nedeniyle feministlerin doğallığa olan hassasiyetleri dâhilinde, 1970’lerden sonra Batı’daki psikanaliz ve feminizmin kesişiminin üçüncü dalgasının başlamasıyla beraber çatallaşan ekofeminizm ayrı sorunları ve soruları beraberinde gündeme getirdi.
Doğa kategorisi,yapılan araştırmalar ve var olan tartışmalarla sadece insan dışı varlıkları değil çeşitli insan gruplarını ve insan hayatının doğal görülen durumlarını da kapsayan çoklu bir dışlama ve denetleme alanı olarak vurgulandı. Fakat ekolojik feminizm diye adlandırdığımız kuramdaki bazı görüşlerde kadının doğa ile simgelenmesi ile ayrımlar ve tartışmalar ortaya çıkmıştır. Düşüncenin öne sürüldüğü ilk dönemlerde “doğa ana” ve benzeri kavramlarına vurgu yapan bu görüşlerde, doğurganlık sadece fizyolojik olarak ele alınmamış görev ve kutsallığı ile ön plana çıkarılmıştır. Böylece doğurma yetisini kullanan kişinin bir kez daha toplumsal cinsiyet rollerini benimseyerek annelik gibi bir konum ile etiketlenmesinin önü açılmıştır. Bu ve bunun gibi örneklerdeki gibi etiketlemeleri yaparken ise bireylerin biyolojik cinsiyetleri ne olursa olsun, sosyal ve psikolojik kimliklerini göz ardı etmekte, ve “ben”liği “doğuştan” gelen kalıplara sokarak, ayrım yapma yoluna gitmektedir.
Toplumsal cinsiyet kalıp yargıları ile insanlara yüklenmiş olan kadın-erkek rolleri, kültürden kültüre ve dönemden döneme değişiklik göstermiş olsa da genelinde ataerkil yapıya sahip birçok kültürde kadına yüklenen rollerin yıpratıcı özelliği dikkat çekmektedir. Cinsel kimlik, cinsel farklılık ve toplumsal cinsiyet ögelerinden yola çıkarak ırk, sınıf, kültür, din, millet gibi diğer önemli sosyo-kültürel ayrımları ve ayrıştırmaları da içermektedir.
Çalışmalarımda bu ayrımları ele almak amaçlanmıştır.

Aşağıdaki görsellere tıklayarak büyütebilirsiniz. Eser hakkında detaylı bilgi almak için, görselin altında yer alan eser kodunu (örn:sy1810-13) belirterek bizimle e-posta (galerisoyut@gmail.com), telefon (0312 438 86 70), whatsapp (0532 550 99 94) veya aşağıdaki formu kullanarak iletişime geçebilirsiniz. Click on the thumbnails below to enlarge it. You can contact us by e-mail, phone or using the form below.

ESERLER - ARTWORKS

Aşağıdaki görsellere tıklayarak büyütebilirsiniz. Eser hakkında detaylı bilgi almak için, görselin altında yer alan eser kodunu (örn:sy1810-13) belirterek bizimle e-posta (galerisoyut@gmail.com), telefon (0312 438 86 70), whatsapp (0532 550 99 94) veya satın al sekmesindeki formu kullanarak iletişime geçebilirsiniz. Click on the thumbnails below to enlarge it. You can contact us by e-mail, phone or using the form on the Buy tab.

3D SERGİ TURU - 3D VIRTUAL TOUR

Bu sergiyi sanki galeri mekanında gezermiş gibi bilgisayarınızdan, tabletinizden veya akıllı telefonunuzdan sanal olarak gezebilirsiniz. Galeri içinde yürüyebilir, eserleri yakından inceleyebilirsiniz. 3D Sanal tur hakkında sormak istedikleriniz için e-posta veya telefon ( 0 312 438 86 70 ) ile iletişime geçebilirsiniz.  You can visit this exhibition from your computer, tablet or smartphone as if you’re traveling through the gallery. You can walk inside the gallery and look the works closely. if you want to ask about the 3D tour you can contact us by e-mail or telephone.

bs1903-01 bs1903-02 bs1903-03 bs1903-04 bs1903-05 bs1903-06 bs1903-07 bs1903-08 bs1903-09 bs1903-10 bs1903-11 bs1903-12 bs1903-13 bs1903-14 bs1903-15 bs1903-16 bs1903-17 bs1903-18 bs1903-19 bs1903-20 bs1903-21 bs1903-22 bs1903-23 bs1903-24 bs1903-25 bs1903-26 bs1903-27 bs1903-28 bs1903-29 bs1903-30 bs1903-31 bs1903-32 bs1903-33 bs1903-34 bs1903-35 bs1903-36