Nurettin ERGÜVEN

Rumeli'nin İskeçe kentinde doğan Nurettin Ergüven, İstanbul Güzel Sanatlar Akedemisi'nde öğrenimini tamamladıktan sonra, Almanya'da, Dresden Devlet Güzel Sanatlar Akedemisi'nde çalışmıştır. Bu arada modern resmin dünyadaki ünlü ismi Oscar Kokoschka ile çalıştı. Türkiye'ye dönüşte Ankara İsmet Paşa Kız Enstitüsü'nde ve Ticaret Lisesi'nde resim öğretmenliği yapmıştır.
        1927'de, Bayındırlık Bakanlığı'nın, Ankara Gan Holü için açtığı Duvar Resim Yarışmasında, 23 sanatçı arasında, Nurettin Ergüven'in çalışması 1'lik ödülüne değer görülmüştür. Dönemin tanınmış sanatçılarının katıldığı bu yarışmada, Atatürk Devrimleri ile Kurtuluş Savaşı'ndaki başarıyı dile getiren sanatçı, üst üste iki panonun oluşturduğu geniş yüzeyde sembolik bir anlatım ile o günleri çok boyutlu bir düşünce ve çeşitlilik içinde anlatıma sokmuştur.
        Nurettin Ergüven, çalışmalarını daha yoğun bir biçimde sürdürebilmek için 1938'de öğretmenlikten istifa ederek 1939-1940'larda "Plastik Sanatlar" adlı bir atölye kurdu. Ancak maddi olanaksızlıklar nedeni ile atölyeyi kısa süre sonra kapatmak zorunda kaldı. Sanatıyla geçimini sağlamayı inatla sürdüren Ergüven, sanat anlayışıyla da kendisini çevresine kabul ettirmeyi başardı.
        1940'da CHP'nin düzenlediği "Yurt İçi Gezileri" gereğince Isparta'ya gitti ve oradan altı yapıtla döndü. halkevi sergilerinde yapıtları ile dikkati çeken sanatçı, 1944'den itibaren de DRHS'lerine katılmıştır.
         Nurettin Ergüven, çoğu peyzaj, naturmont ve portre olan yapıtlarında, renkçi bir anlamı gösterir. Temiz, parlak renkleri, olgun değerleriyle işler. Resimlerinde çok renklilik, uçuculuk yer yer afiş, illüstrasyon anlatısı yoğunlaşmıştır? renkçi yanı ile birlikte, biçim ve motifleri, kendine göre bir sadeleştirme ile yansıtır. Renge karşı dinginlik egemendir, düzenlemelerinde, Cezanne'ın renklerinin, daha duyarlı ve coşkulu, daha canlı ve taze kullanımını, Ergüven'in yapıtlarında görürüz. Böylece izlenimci eğilim, zaman zaman Gerçekçi ve Dışavurumcu öğelerle kaynaşır. 1970'de İzmir'e yerleşen sanatçı, dokuz yıl boyunca sanat yaşamını İzmir'de sürdürdü. 1979'da İzmir'de ölen sanatçının, resmi ve özel kolleksiyonlarda yapıtları bulunmaktadır.